Google ve Facebook İran'da Buluştu!
Bu bildiri, ülkemizdeki basın organlarında çokça yer bulan "Google'a yerli rakip!", "Ünlü manken Facebook'ta yakalandı!" ya da "Google'da çalışan çılgın Türk!" gibi çoğu haberle (!) benzeşmiyor. Bu iki dünya devini bu bildiride buluşturan ortak nokta çok daha başka...
13 Haziran 2009 tarihinde, seçimlerin ardından İran'da halk ayaklanması başladı. Barış yanlısı insanlar olarak, hangi nedenle olursa olsun bir ülkede iç çatışmanın ya da şiddete dayanan başka bir eylemin başlamasını hiçbirimiz kabul edemeyiz, etmeyiz. Bu tür olaylarda şu ya da bu taraf haklı demek, siyasi çıkarımlar yapmak bizi yanlışlara sürükleyebilir. Nitekim bu bir futbol karşılaşması değildir. Daha düne kadar kardeşçe yaşayan bir halkın iç meselesidir, işin siyasi boyutu bizi ilgilendirmez.
Ben de zaten konunun siyasi değil teknolojik boyutuna değineceğim. Google'ın bir dildeki bir yazıyı ya da bir örütbağ sayfasının içeriğini başka bir dile çevirmek için kullanılan Google Translate adlı bir hizmeti var. Geçenlerde bu hizmete Türkçe dil desteğinin de eklendiğini duymuştum. Bu hizmet, bildiğimiz sözlüklerin aksine sözcükler değil cümleler boyutunda işlem yapabiliyor. Google'ın aynı zamanda dünya üzerindeki herhangi bir noktanın uydu görüntülerini gösteren Google Earth adında başka bir hizmeti daha var. Bildirinin içeriğini oluşturan diğer hizmeti yani Facebook'u tanımayanımız zaten yok. Kendim kullanmadığım için özellikleri hakkında bilgi veremeyeceğim.
Birkaç gün önce Ekşi Sözlük'te (evet, Facebook kullanmıyorum ama ara sıra Ekşi Sözlük okurum) okuduğum bir yorumla bu olaydan haberim oldu. İran'da seçimlerin hemen ardından başlayan ayaklanmanın hemen ardından Google, 18 Haziran tarihinde çeviri hizmetine Farsça dil desteğini eklemiş. Rastlantı o ya, Facebook da aynı hamleyi yine aynı günde yani 18 Haziran'da sayfasını Farsça'ya çevirerek tekrarlamış. Google'ın bu gelişmeyi blogunda duyurduğu resmi bildirisine buradan, Facebook'un resmi bildirisine de buradan ulaşabilirsiniz. Yine söylenenlere göre Google, harita hizmetinde İran'ın yer aldığı konumu çok daha sık aralıklarla güncelleyerek örütbağda yayınlıyormuş.
İletişimin ve bilginin altın çağını yaşadığı bu devirde bu tür gelişmelerle daha çok karşılaşacağız gibi görünüyor. Her iki dünya devine de, İran halkına verdikleri bu eşsiz hizmetlerden ötürü onlar ve tüm insanlık adına teşekkür ediyoruz.
Üzgünüm ki biz küçük bir kurumuz ve hayır için iki günde sayfalarımızı Farsça'ya çevirebilecek bir İran'lı tanıdığımız da yoktur. Belki de küçük ama bağımsız kalmalıyız.
Saygılarımla.
22 Jun 2009
My Inube Portalına Daha Yakından Bakış
Bu makaleyi siz değerli üyelerimize My Inube portalını daha iyi anlatmak ve bu portalın gelişimine olan katkılarınızdan dolayı sizlere teşekkür etmek için yazma gereği duydum.
Bildiğiniz gibi, Inube.com siz değerli üyelerimize kendi bloglarınızı yayınlama olanağı sağlayan bir hizmet sağlayıcısıdır. Bizi, örütbağ üzerindeki diğer rakiplerimizden ayıran en önemli özelliklerimizden birisi de gelir paylaşımı programımızdır. Dileyen her üyemizin katılabildiği bu özellikle birlikte üyelerimiz oluşturdukları içeriklerinin sayesinde para kazanabiliyorlar. Bizden edinilen sitelere eklenen reklamlardan pay alan üyelerimiz, My Inube portalı sayesinde daha fazla para kazanabiliyorlar.
My Inube, üyelerimizin gönderdikleri makalelerden oluşan kollektif bir blog. Belirli kategoriler altında yayınlanan her makale için makalenin yazarı 0.50$ kazanıyor ve bu ilk kazanca ek olarak kendi sitelerinde olduğu gibi makalelerin okunma oranlarına göre reklam gelirlerinden pay almaya devam ediyorlar.
Biz bu özellikler sayesinde yazarlarımızı ödüllendirmenin yanı sıra, onların seslerini daha fazla insana duyurmayı ve farklı düşüncelerin sentezlendiği ortak bir platform oluşturmayı da hedefliyoruz.
Tabiki My Inube olarak adlandırdığımız site, sadece kollektif bir blog olmaktan öte başka özellikleri de bünyesinde barındırıyor. Üyelerimizin profilleri görüntülemek, bloglarda ve fotoğraf albümlerinde arama yapmak, kişi aramak bu özelliklerin en başında gelenlerden. Yakın zamanda yeni özellikleri de siz değerli üyelerimizin kullanımına açacağımızın da müjdesini vermek isterim.
Her ne kadar şirket olarak biz üzerimize düşen görevi yapmaya çalışsak da, bu hizmetlerin gelişiminde üyelerimizin katkıları da çok önemli.
Öncelikle; örütbağ bağlantı hizmeti ücretlerinin, vergilerin ve yaşam standartlarının bir hayli zorlayıcı olduğu Türkiye'de, hele bir de bilişim hukuku ve elektronik ticaret hakkında yasalarımız hala emekleme aşamasındayken, dünya çapında hizmet veren bir proje yönetmek gerçekten oldukça güç. Bir taraftan bu zorluklarla mücadele ederken, diğer taraftan da kısıtlı bütçemizle ve yine kısıtlı insan kaynaklarımızla bu işin altından kalkmaya çalışmak bizi gerçekten yoruyor.
Özellikle gönderdiği yazıların My Inube portalında yayınlanmasını isteyen üyelerimizden bir ricam olacak. Bildiğiniz gibi kişisel sitelerinizde yayınladığınız içerikte hizmet kurallarını ihlal etmediğiniz sürece kesinlikle özgürsünüz. Ancak My Inube özel bir site. Burada yayınlanan makaleler tek tek incelenerek eleniyor. My Inube'a eklenen her yazı için başlangıçta verdiğimiz ücretten dolayı da bu portala yoğun bir talep var. Üyelerimiz haklı olarak hem kazanç elde etmek hem de bu sitede yazılarının yayınlanması ile daha fazla insana ulaşmak istiyorlar. Fakat yazılarınızla My Inube Yaz&Kazan programına başvururken, kurallarımıza uymaya daha fazla özen gösterirseniz seviniriz. En çok ihlal edilen kuralların başında, özgünlük ilkesi yer alıyor. Bir çok üyemiz, örütbağda binlerce sitede kopyası bulunan başkaları tarafından yıllar önce yazılmış ve artık ezberlenmiş içerikleri göndermeye çalışıyorlar. Bir yazının o üye tarafından yazıldığından emin olsak dahi, eğer tek bir sitede dahi o yazı yayınlanmışsa özgün olmadığı (kopyası bulunduğu) gerekçesiyle kabul etmiyoruz. Çok az yerde yayınlanmış yazılara dahi hassas olduğumuz halde binlerce kopyası olan yazıları inatla gönderen üyelerimiz, moderatörlerimizin ne kadar vakitlerini aldıklarının farkında değiller. Kaliteli yazıları ayırt edebilmek için geliştirdiğimiz yazılım sayesinde örütbağ üzerinde ayrıca araştırma yapmadan otomatik olarak yazının başka yerde yayınlanıp yayınlanmadığını tespit edebiliyoruz. Buna ek olarak, yararlandığımız başka bir önlemimiz daha var. Her üyemize belirli bir algoritma ile sistem tarafından bir puan veriliyor. Bu puanı etkiliyen en önemli etkenler, daha önce o üyenin kabul edilen ve reddedilen yazılarının miktarları, üyelerin yazılarının okunma ve yorumlanma oranları ve moderatörlerimiz tarafından verilen görüş puanlarıdır. Puanı azalmış olan üyelerimizin yazıları daha geç değerlendiriliyor. Yani başvuru yapılan yazılar başvurma tarihlerine göre değil, gönderen üyelerin puanlarına göre sıralanıyor.
Bu nedenle, üye puanınızın düşmemesi için öncelikle mümkün olduğunca az yazınızın reddedilmesi gerekiyor. Editörlerimiz yazıları değerlendirdikten sonra eğer yazıyı reddetmeye karar verdilerse çoğu zaman yazıların orjinal metninden çok daha fazla yorum yazarak bu işlemi yapıyorlar. Böylece üyeye daha sonraki yazılarında bu kriterlere özen göstermesi için fırsat sunuluyor. Bu nedenle reddedilen yazılarınızdan dolayı size gönderilen maillerdeki reddetme nedenlerinin tamamını okumanızı önerebilirim.
Yazıları reddetmemizin en önemli sebeplerinden bir diğerini de yazıların içeriğindeki kabul edilmeyen HTML kodları oluşturuyor. HTML, tarayıcı programınızın girdiğiniz sitedeki öğeleri sayfa üzerinde konumlandırabilmesi için yararlanılan basit bir programlama dilidir. İzin verilmeyen bu kodları bilinç dışı da ekliyor olabilirsiniz. Eğer yazınızda bir yerden alıntı yapacaksanız ve bu alıntıyı yazmaktansa başka bir siteden seçip kopyalamayı seçiyorsanız büyük olasılıkla bu nedenle kopyaladığınız sitenin kodları da siz farketmeden kopyalanmış oluyor. HTML kodlarını Inube metin editöründe belirtilen butona tıklayarak görüntüleyebilirsiniz. My Inube'a göndereceğiniz yazıların tamamını sitemizin metin editöründe (yani sitemizden yeni yazı eklemek için karşınıza çıkan formda) yazarsanız böyle bir sorunla karşılaşma oranınız sıfıra inebilir. Yani basit efektler dışında bir efekt kullanmamalısınız.
Bu en fazla ihlal edilen kriterlerin basit kurallarına uyarak, yazılarınızın çoğunun onaylanmasını, üye puanınızın artmasını ve böylece başvurduğunuz yazılarınızın daha hızlı değerlendirilmesini sağlayabilirsiniz.
Makale yazmaktansa okumayı tercih eden üyelerimizden de burada yer alan makalelere yorumlar yazarak katkıda bulunmalarını rica ediyorum. Güzel bir üslupla, kimseye hakaret etmeden ve yapıcı görüşlerimizi belirterek paylaştığımız yorumlarla siteye ve oluşturulmaya çalışan özgür ortama daha fazla katkıda bulunabiliriz. Binlerce üyesi olan bir sitede, makalelere yazılan yorumların sınırlı olması bana biraz utangaç olduğumuzu düşündürüyor :)
Utangaç ya da lafını esirgemeyen; ama hepsinden önemlisi, bizi seçen tüm üyelerimize teşekkür ediyorum. Sizlerin de katkılarıyla daha da büyüyeceğimize inanıyorum.
Saygılarımla.
28 May 2008
Çin, Hereke Halısını Da Taklit Etti!
Ekonomisini büyütmek ve yoğun nüfusunu doyurmak için dünyaca ünlü ürün ve markaları taklit ederek ürettikleri düşük kaliteli ürünleri ucuza satan Çin, sonunda "Hereke Halısı" da üretmeye başladı. Üstelik bunun için bir yerleşim birimine "Hereke" ismini vermekten de çekinmedi. Artık Çin'in bu taklit haberlerine şaşırmamaya başladık. Argo tabirle çakma Hereke'de çakma Hereke Halısı üreten Çin'in yüzsüz ekonomi politikaları, dünyanın ekonomik dengelerini sarsmaya devam ediyor. Kalitesiz Çin ürünlerinden rahatsız olan insanların, artık bir ürün almadan önce üzerinde "Made in China" ibaresi olup olmadığını kontrol ederek Çin ürünlerinden uzak durmaya çalışmalarına da çözüm bulan Çin, bir süredir ihraç ettikleri mallarda "Made in PRC" ibaresi kullanmaya başladılar. PRC, Çin Halk Cumhuriyeti'nin İngilizce karşılığı olan "People's Republic of China" anlamına geliyor. 19. yüzyılın ortalarında Osmanlı Devleti padişahı Sultan Abdulmecit tarafından açılan Hereke Fabrika-i Humayun ile başlayan ve ilerleyen dönemde de kalitesini giderek arttıran ve dünyaya kendini kanıtlayan Hereke Halısını taklit etmek için ülkesinde Hereke isimli bir yerleşim birimi kurmaktan çekinmeyen Çin, kim bilir belki yakında "Made in PRC" ibaresinden de vazgeçerek, insanları inandırmak adına taklit ettikleri ürünlerin üzerine "Made in Turkey" yazmaya da başlarlar.
27 Apr 2008
Şirketimizin sahip olduğu alan adlarının çoğunu GoDaddy firmasından kayıt ettiriyor ve yönetiyoruz. Yıllardan beri kullandığımız servislerinden şimdiye kadar şikayetçi olmadım. Hem müşteri hizmetleri destekleri hem de sağladıkları kaliteli hizmetleri beni hep memnun etti. Ama yakın zamandan beri uyguladıkları bazı politikalar beni rahatsız etmeye başladı. Geçen hafta e-posta kutuma gelen bir tanıtım iletisinde ".info" uzantılı alan adlarının ilk yıl kayıt ücretlerinde indirime giderek 0.99$ olarak güncellediklerini bildiriyorlardı. Daha sonra birkaç alan adımızın bilgilerinde güncelleme yapmak için sisteme girdiğimde, bu kampanya aklıma geldi ve kendi kendime "hazır girmişken ucuza birkaç adres alıp indirimden yararlanayım, kenarda dursunlar" dedim. Birkaç tane ".info" uzantılı adres sorguladım. Direk tam adresi sorgulayınca yukarıda adresin satın alınabilir olduğu yazıyor, ancak aşağıda yan yana uzantıların kutucuklar halinde listelendiği bölümde arka plan turuncu-pembe renkte görünüyor. Normalde beyaz olan bu kutular eğer adres alındıysa bu renkle doluyor. Belki kullandığım internet tarayıcısında (FireFox 2) bir sorun olabilir diye düşünüp umursamadım, birkaç adresi daha alışveriş sepetime ekleyip sorgu yapmaya devam ettim. Daha sonra seçtiğim adreslerin yeterli olduğunu düşünüp, ödeme yapmak için alışveriş sepetime tıkladım. Bu sefer karşımda, alışveriş sepetimin boş olduğunu gösteren bir uyarı yer alıyordu. Ben de ".com" bir adres seçip bu sefer direk ödeme sayfasına gitmeyi denediğimde, az önce seçtiğim ".info" uzantılı adreslerin sepette olduğunu farkettim. Daha sonra toplu olarak ödememi yapıp adreslerin satın aldım. Az önce işlemi Windows işletim sistemi kurulu bir bilgisayarda Internet Explorer ile denedim ve sonuç yine aynı. Demek oluyor ki bu sadece benim bilgisayarıma has bir sorun değil; yani sorundan öte, site böyle çalışıyor. Eğer ön yargılı davranıyorsam yani sitede teknik bir problem varsa, bu küçük problemi bir haftada nasıl farkedip düzeltemezler diye düşünüp duruyorum. Aksi halde ön yargımda haklıysam bu fikir içimi ürpertiyor: bu yaptıklarının çok kirli ve etik olmayan bir pazarlama yöntemi olduğunu düşünüyorum. Bu demek oluyor ki; önce ".info" alan adlarında indirime gidip bunu mail ile müşterilerine duyuruyor ve sitelerine müşteri çekiyorlar, daha sonra gelen müşteri bu bilinçli bırakılmış hatadan dolayı eğer dikkatsizse indirimli ".info" uzantılı alan adı alamıyor, siteye gelmiş ve ucuza satın almak için isim bulamamış çaresiz müşteri de gelmişken daha pahalı olan ".com" uzantılı adresleri sorgulayıp bunlardan birkaç tane satın alabiliyor. Ben hala beni tedirgin eden bu düşüncelere inanmamak ve bu olanların onların bilgileri haricinde gelişen teknik bir hata olduğuna inanmak istiyorum. Umarım bu sorunu yakın zamanda çözerler ve daha fazla puan kaybetmezler.
04 Apr 2008
Yaptığınız Medeniyeti Sansürlemektir!
Birkaç hafta önce ünlü görüntü paylaşım sitesi YouTube teknolojik bilgiden noksan yetkililerimizin deyişiyle kapatıldı. Daha önce yine birkaç kere, Atamıza saygısızlık yapan ırkçı üyelerinin oluşturdukları ahlak dışı bazı içerikler nedeniyle sansürlenen sitenin bu kez hangi sebeple engellendiğini araştırmadım. Bunu bilmemiz de gerekmez. Hangi sebeple olursa olsun yapılan bu uygulama suçluyu cezalandırmamakta aksine buna sebep olanların hakkımızda ürettikleri kötü tezlerine katkıda bulunarak bizi dünyaya öcü bir ülke olarak göstermektedir. Yapılan bu sansür uygulaması sadece; ayıp bir şeyle karşılaşan bir annenin, çocuğunun gözlerini eliyle kapatarak onun görmesine engel olmasına benziyor. Gözü kapatılan çocuk dışında, ortamdaki herkes o ayıpla karşı karşıya kalıyor, ayıbı kimse ortadan kaldırmıyor. Bizim kapattığımızı sandığımız siteye ve içeriğe bizim dışımızda herkes ulaşabiliyor. Diğer taraftan, kendilerini uyanık sanan birkaç (sermayesi) büyük yerli firma, sansürlenen yabancı rakiplerinin bu durumundan faydalanmak adına yayınladıkları ilginç reklamlarla durumdan yararlanarak ceplerini doldurmaya çalışıyor. Bu da, büyük olmanın sermaye rakamlarıyla değil ahlak değerleriyle ölçüldüğünü bilen halkımıza yapılmış bir başka ayıp olarak hafızalara kazınıyor. Sansür uygulayarak suçu engellediklerini sananların ya da bu gibi olaylardan yararlanmaya çalışan fırsatçıların uygulamalarına aslında uzun zamandır şahit oluyoruz. YouTube bir ilk ve tek değil. Çoğumuz, uzunca bir zamandan beri sansürü kaldırılmayan WordPress gibi sitelerin ismini bile unuttu. Onlarla rekabet etmeye çalışıyor olmama rağmen, WordPress'e uygulanan sansür beni en fazla sinirlendiren örneklerden bir tanesi. İnternetin sınırlarının, ülke sınırlarıyla eşleştirilmesine sebep olan ve insanlarımızı öteki dünyadaki insanlarla iletişimden alıkoyan zihniyete karşı sesimizi çıkartmazsak, olanları görmezden gelirsek, dahil olmak istediğimiz çağdaş medeniyetten daha da uzaklaşmış olacağız. Bugün onlara yapılan yarın bize de yapılır düşüncesiyle hareket etmeli, özgür ve evrensel bilgiye ulaşmak için elimizden geleni yapmalıyız. Lütfen bu olanlara kayıtsız kalmayalım, kaybeden biz olmayalım! Saygılarımla.
24 Mar 2008
(0)


kurnaz
SmL141