07
Nov
2007
Az önce Liverpool'a karşı deplasmanda 8-0 gibi tarihi bir farkla malup olduk. Her maçını izlemesem de, takımın durumunu ayda bir göz attığım puan durumundan ve arada sırada okuduğum spor haberlerinden takip etsem de Beşiktaş taraftarıyımdır. Bu sonuç beni hiçbir maçı kaçırmayan bir taraftarla aynı derecede yaraladı. "Hakem hakkımızı yedi, şu oldu, bu oldu.." gibi ifadelerle takımımı savunacak kadar ne derin bir futbol bilgim var, ne de ortada oynanan kaliteli bir futbol. Ama herşeye rağmen Beşiktaşlıyım ben. Taraftar olmak, taraf olmak da bence budur. Takımını en büyük yenilgide dahi bırakmamak.
Hayat böyle çünkü, mutlaka galibiyetlerin yanında yenilgiler de olacak. Karşılaştığımız her başarısızlığın ardından hayata küsmek, içimize kapanmak, takım değiştirmek bizi değersiz kılar. Hayata böyle bakmalıyız. Başarısızlıkların ardından yas tutmak yerine büyük başarılar için çalışmaya koyulmalı, ümitsizliğe kapılmamalıyız. Hayat bir futbol maçı kadar basit değil elbette. Ama mutluluğun sırrı sorunları bir futbol maçı gibi basite indirgemektedir. Sorunları, hataları yok sayıp görmezden gelemeyiz. Hatalarımızla yüzleşmeli, bunları çözmek için çaba sarfetmeliyiz.
Yenilginin yarattığı sersemlikle bir futbol maçının skorunu nerelere bağladım görüyorsunuz :) Beşiktaşlı olan ve bu maçta Beşiktaşı destekleyen taraftarlarımızın acısını biraz olsun hafifletebildiysem ne mutlu bana.
Saygılarımla.
(2)
kurnaz

