Örütbağ Devre Dışı!

Örütbağ, Engelleme, Türk Telekom, TİB


Son yazımda engellemelerle ilgili düşüncelerimi belirtmiştim. Bu yazı bir çeşit güncelleme ve dertleşme niteliği taşıyor.

Hangi DNS sunucusunu kullanırsanız kullanın örütbağ şu anda felç durumda.

Birçok kişi bana Inube'a girilemediği nedeniyle ulaşıyor. Bizde bir sorun yoktur. Büyük olasılıkla, Türk Telekom, TİB, hükümet üçgeninden kaynaklanan engellemeler nedeniyle giriş yapılamıyor.

Yanlışlıkla ya da bilinçli olarak tüm örütbağı birden engellediler sanırım. Balinaların, okyanusların dibindeki bağlantıları yediği nedenini yemeyiz biz.

Uykulu gözler ve tükenmiş bir bedenle yazılım üretirken, işimle meşgul olduğum için başkaları uyarana dek anlayamadığım bu olaylar, özgürlüklerine el konulduğunu anlayamayanlar olduğu sürece süregelecektir.

Saygılarımla.

11 Jun 2010

(1)



EN-GEL-LE-YE-MEZ-Sİ-NİZ

Örütbağ, sansür, Youtube, Google, Engel, İnternet


Daha anlaşılır olması için bu sözcüğü seslerine mi bölmemiz gerekiyor.

Örütbağda dilediğimiz yere girme özgürlüğümüzü en-gel-le-ye-mez-si-niz!

El nelerle uğraşıyor, biz nelerle uğraşıyoruz. Elimize tespih alıp sabır çekmemiz mi gerekiyor? Nereye kadar sabır?

Bugün örütbağ, yaşamlarımızda önemli bir yere oturmuştur. Burda iletişim kuruyor, burda tanışıyor, burda öğreniyor, burda eğleniyoruz.

Konuştuğumuz, tanıştığımız, düşüncelerimizi paylaştığımız, eğlendiğimiz bu ortamı engellemek, sokağa çıkma yasağı gibi bir şeydir. Özgürlüğümüzü kısıtlar. Yalnız, başına buyruk yönetimlerin olduğu ülkelerde görülür. Bizi yalnızlaştırır.

Örütbağdaki iyi ve kötü içeriği ayırmak biz bireylerin işi olmalı. Dostu düşmanı tanımak bizim işimiz olmalı. Bu yapılan, bir annenin kötü bir şeyle karşılaştıklarında çocuğunun gözlerini kapamasına benzer.

Biz çocuk değiliz. Kimsenin bizim gözümüzü kapatmasına ihtiyacımız yoktur. Burası, her şeyin iyi olduğu, her şeyin güzel olduğu, kötülüklerden arınmış, yalnızca cicili bicili oyun hamurumuzla uğraşacağımız bir oyun bahçesi değil.

İkide bir örütbağda kendilerine sövüldüğünü ileri süren bunamış, kendini mesih falan sanan yaşlı başlı birkaç amca, milyonlarca bireyin özgürlüğünü engelleyemez. Kendi adlarını gizleyerek takma adlarla birbirinin kopyası kitapları günde yüzlerce yaprak yazabilme yeteneğiyle yan yana dizen bu amcalar artık yakamızı bıraksınlar, kendi işlerine baksınlar.

Bu engelleme kararlarını veren kurumların durumu ise daha kötü. Onlar bilmiyorlar. Gerçekten bilgisizler. Örütbağın çalışma yöntemini bilmiyorlar. Bu yargıçlar, karar verenler kendilerini güncellemeliler, yeni şeylere açık olmalı, araştırmalı ve öğrenmeliler. Bu engellemelerin büyük çoğunluğu bilgisizlikten kaynaklanıyor.

Geçtiğimiz günlerde yaşanan kaset olayında da aynı şey ortaya çıktı. Görüntülerin yayınlandığı görsel paylaşım sitesi Meta Cafe suçlandı. Yetkililer bu görüntüleri Meta Cafe yöneticilerinin yüklediğini ileri sürdüler. Her ne kadar kötü niyetle bu sözü söyleme olasılığı olsa da, ben bilgisizlikten olduğuna inanmak istiyorum.

Bir örütbağ kullanıcısı girip ücretsiz olarak Inube'da kendisine bir alan oluşturabilir, bu alana istediği içeriği yükleyebilir. Bu içeriği biz yüklemiyoruz, denetlemiyoruz ve denetleyemeyiz de. Yüzbinlerce içerik tek tek denetlenemez. Youtube, Meta Cafe gibi daha büyük ortamlarda bu çok daha imkansızdır. Bu içerikleri biz yöneticiler yüklemiyoruz, kullanıcılar yüklüyorlar. Yine biz kişileri bu içeriklere gelin girin diye yönlendirmiyoruz da. Bir şekilde arama motorlarından ya da diğer paylaşım alanlarından bu içeriklere ulaşıyorlar.

Bütün bunları artık yetkililerimizin öğrenmesi gerekiyor.

Birkaçı da öğrenmiş gibi gözüküyor. Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül, Twitter hesabından yayınladığı iletilerde şöyle diyor:

"Türkiye'nin Youtube’u yasaklayan, Google’a erişimi engelleyen ülke kategorisinde olmasını tasvip etmem. Bu konuda yasal yollar bulunmalı."

"Türkiye dünya ile bütünleşmiş bir ülke. Bu tür yasaklar dünyayla bütünleşmeyi engeller."

"Üniversitelerin de bilime erişimi bu yollarla olacak. Bu tür yasakları sakıncalı görüyorum."

Youtube ve Google’a Erişim Sorunu: “Yasal Problemleri Aşmalıyız.”

Bunlar devletimizin en tepesindeki kişinin sözleri. Bu sorunu görmezden gelmeyelim. Nasıl olsa ben girebiliyorum demeyin. Başbakanımız da girebiliyor Youtube'a. Dolambaçlı yollarla içeriğe ulaşabilmemiz sorunu ortadan kaldırmıyor.

Bu bizim özgürlük kavgamızdır.

Örütbağa özgürlük!

05 Jun 2010

(2)



Türkiye'nin geleceğine bir engel daha!

Örütbağ, Engel, My Space, Last.fm, Erişim


24 Mart 2008'de Yaptığınız Medeniyeti Sansürlemektir! demiştim. Sözlerimin arkasındayım: "Örütbağa (internete) erişimimize engel koymak, uygarlığa doğru gidişimize engel koymakla birdir!". Yüce Atatürk bize "Gelecek, göklerdedir!" diyerek, ruhlarımıza yüce bir amaç aşılamıştı. Onun öğrencileri olan yeni kuşak bizler, değil göklere erişebilmek, utancımızdan kafalarımızı yerin dibine gömmek icin yarışıyoruz. Biz özgürlüklerini günün koşullarında atla, süngüyle savaşarak kazanmış bir kuşağın torunlarıyız. Atatürk biz gelecek kuşaklara, göklere, bilgiye, bilime ulaşan yollarda çalışmayı görev verdi. Örütbağ, bugün bilgiye ulaşmada en önemli yöntemlerden biridir.

Biz bugün bu yeni yöntemi, yeni özgürlügümüzü kaybetmek üzereyiz. Bugün, dünyanın en büyük örütbağ sayfalarından olan My Space'e ve Last.fm'e erişim mahkeme kararıyla engellendi. Sayfaya girmek isteyen kişiler "Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir. T.C. Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26.06.2009 tarih ve 2009/45 sayılı kararı gereği erişime kapanmıştır." uyarısıyla karşılaşıyor.

Bu yasak dogal olarak başbakanımızı kapsamıyor. O, 20 Kasım 2008'de de söylediği gibi "Youtube'a girebiliyor!". Büyük olasılıkla My Space'e ve Last.fm'e de girebiliyordur.

Sizce bu sayfalar neden engellendi? Acaba bu bağlantıda işaret edildiği gibi dünyaca ünlü Justin Timberlake ve Ciara adlarındaki şarkıcıların açık seçik bulunan şarkılarının görüntüleri olabilir mi?

Peki yalnızca biz halkı ilgilendiren bu yasaklar neye dayanıyor? Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'nın yasal sayfasındaki bu tarihçede de yer aldığı gibi, 3 Temmuz 2005 tarihinde TBMM'de kabul edilen 2559, 2803 ve 2937 sayılı yasalarda değişiklik yapan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığının kuruluşuna ilişkin 5397 sayılı yasaya!

Hani hep özgürlüklerden söz ederiz ya, bizleri daha çok özgürleştiren yasaları çıkarttığınız için çok mutluyuz, gelecekten umutluyuz! Söylenecek söz yoktur!

Saygılarımla!

19 Sep 2009

(0)



Google ve Facebook İran'da Buluştu!

Google, Facebook, İran, Farsça, Örütbağ


Bu bildiri, ülkemizdeki basın organlarında çokça yer bulan "Google'a yerli rakip!", "Ünlü manken Facebook'ta yakalandı!" ya da "Google'da çalışan çılgın Türk!" gibi çoğu haberle (!) benzeşmiyor. Bu iki dünya devini bu bildiride buluşturan ortak nokta çok daha başka...

13 Haziran 2009 tarihinde, seçimlerin ardından İran'da halk ayaklanması başladı. Barış yanlısı insanlar olarak, hangi nedenle olursa olsun bir ülkede iç çatışmanın ya da şiddete dayanan başka bir eylemin başlamasını hiçbirimiz kabul edemeyiz, etmeyiz. Bu tür olaylarda şu ya da bu taraf haklı demek, siyasi çıkarımlar yapmak bizi yanlışlara sürükleyebilir. Nitekim bu bir futbol karşılaşması değildir. Daha düne kadar kardeşçe yaşayan bir halkın iç meselesidir, işin siyasi boyutu bizi ilgilendirmez.

Ben de zaten konunun siyasi değil teknolojik boyutuna değineceğim. Google'ın bir dildeki bir yazıyı ya da bir örütbağ sayfasının içeriğini başka bir dile çevirmek için kullanılan Google Translate adlı bir hizmeti var. Geçenlerde bu hizmete Türkçe dil desteğinin de eklendiğini duymuştum. Bu hizmet, bildiğimiz sözlüklerin aksine sözcükler değil cümleler boyutunda işlem yapabiliyor. Google'ın aynı zamanda dünya üzerindeki herhangi bir noktanın uydu görüntülerini gösteren Google Earth adında başka bir hizmeti daha var. Bildirinin içeriğini oluşturan diğer hizmeti yani Facebook'u tanımayanımız zaten yok. Kendim kullanmadığım için özellikleri hakkında bilgi veremeyeceğim.

Birkaç gün önce Ekşi Sözlük'te (evet, Facebook kullanmıyorum ama ara sıra Ekşi Sözlük okurum) okuduğum bir yorumla bu olaydan haberim oldu. İran'da seçimlerin hemen ardından başlayan ayaklanmanın hemen ardından Google, 18 Haziran tarihinde çeviri hizmetine Farsça dil desteğini eklemiş. Rastlantı o ya, Facebook da aynı hamleyi yine aynı günde yani 18 Haziran'da sayfasını Farsça'ya çevirerek tekrarlamış. Google'ın bu gelişmeyi blogunda duyurduğu resmi bildirisine buradan, Facebook'un resmi bildirisine de buradan ulaşabilirsiniz. Yine söylenenlere göre Google, harita hizmetinde İran'ın yer aldığı konumu çok daha sık aralıklarla güncelleyerek örütbağda yayınlıyormuş.

İletişimin ve bilginin altın çağını yaşadığı bu devirde bu tür gelişmelerle daha çok karşılaşacağız gibi görünüyor. Her iki dünya devine de, İran halkına verdikleri bu eşsiz hizmetlerden ötürü onlar ve tüm insanlık adına teşekkür ediyoruz.

Üzgünüm ki biz küçük bir kurumuz ve hayır için iki günde sayfalarımızı Farsça'ya çevirebilecek bir İran'lı tanıdığımız da yoktur. Belki de küçük ama bağımsız kalmalıyız.

Saygılarımla.

22 Jun 2009

(0)



Ben Kimim?

Emre Kurnaz, Örütbağ, Yeacon, Inube, Conys


Örütbağ günlüğüme hoş geldiniz. Bu yazıda kısaca kendimden bahsetmek istiyorum.

Özetlersek
Ben Emre Kurnaz. 1987'de Bursa'da doğdum. 2005 yılında İçel Anadolu Lisesi'ni bitirdim, aynı yıl İstanbul Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri bölümüne başladım, gök bilimi öğrenimime devam ediyorum. Aynı zamanda kurumsal olarak Yeacon Ltd. Şti. ile ilgileniyorum.

Nereden Esti?
Çok küçük yaşlarda, Jules Verne kitapları sayesinde gök bilimi ve matematiğe merak saldım, ardından da bilgisayar ile tanıştım. Bir ara da kendisinin Dünya'nın Merkezine Yolculuk adlı kitabını okuduktan sonra yer bilimine de merak salıp, bahçemizi kazarak çekirdeğe ulaşmakla ilgilendim. Boyuma göre kürek bulamayınca vazgeçtim.

Nasıl Gelişti?
Super Mario oyunu ile tanışamadan yazılım öğrenmeye başladım. Lisenin başında harçlık çıkarmak niyetiyle, ürettiğim küçük yazılımları satmaya başladım. 2005 yılının başında, temellerini 2003'te atmaya başladığım Yeacon Ltd. Şti. adlı teknoloji ve yazılım şirketini kurdum.  2004'te Conys, 2006'da Inube adlı uygulamaları geliştirerek bu örütbağ girişimlerini hayata geçirdim. Üniversitenin başlarında, bir süreliğine İstanbul Üniversitesi Enformatik Bölümü'nde asistan öğrenci olarak çalıştım.

İletişim
Bana e-posta adresi ile ulaşabilirsiniz. Hiçbir anlık mesajlaşma uygulamasını kullanmadığım için bana yalnızca e-posta aracılığıyla ileti yazabilirsiniz.

Saygılarımla,
Emre KURNAZ

12 Nov 2006

(1)



Kurumsal

Yeacon Software Ltd.
Inube.com - Free Blog Hosting Platform
Cybmas Advertising

Sponsor Links






Search