EN-GEL-LE-YE-MEZ-Sİ-NİZ

Örütbağ, sansür, Youtube, Google, Engel, İnternet


Daha anlaşılır olması için bu sözcüğü seslerine mi bölmemiz gerekiyor.

Örütbağda dilediğimiz yere girme özgürlüğümüzü en-gel-le-ye-mez-si-niz!

El nelerle uğraşıyor, biz nelerle uğraşıyoruz. Elimize tespih alıp sabır çekmemiz mi gerekiyor? Nereye kadar sabır?

Bugün örütbağ, yaşamlarımızda önemli bir yere oturmuştur. Burda iletişim kuruyor, burda tanışıyor, burda öğreniyor, burda eğleniyoruz.

Konuştuğumuz, tanıştığımız, düşüncelerimizi paylaştığımız, eğlendiğimiz bu ortamı engellemek, sokağa çıkma yasağı gibi bir şeydir. Özgürlüğümüzü kısıtlar. Yalnız, başına buyruk yönetimlerin olduğu ülkelerde görülür. Bizi yalnızlaştırır.

Örütbağdaki iyi ve kötü içeriği ayırmak biz bireylerin işi olmalı. Dostu düşmanı tanımak bizim işimiz olmalı. Bu yapılan, bir annenin kötü bir şeyle karşılaştıklarında çocuğunun gözlerini kapamasına benzer.

Biz çocuk değiliz. Kimsenin bizim gözümüzü kapatmasına ihtiyacımız yoktur. Burası, her şeyin iyi olduğu, her şeyin güzel olduğu, kötülüklerden arınmış, yalnızca cicili bicili oyun hamurumuzla uğraşacağımız bir oyun bahçesi değil.

İkide bir örütbağda kendilerine sövüldüğünü ileri süren bunamış, kendini mesih falan sanan yaşlı başlı birkaç amca, milyonlarca bireyin özgürlüğünü engelleyemez. Kendi adlarını gizleyerek takma adlarla birbirinin kopyası kitapları günde yüzlerce yaprak yazabilme yeteneğiyle yan yana dizen bu amcalar artık yakamızı bıraksınlar, kendi işlerine baksınlar.

Bu engelleme kararlarını veren kurumların durumu ise daha kötü. Onlar bilmiyorlar. Gerçekten bilgisizler. Örütbağın çalışma yöntemini bilmiyorlar. Bu yargıçlar, karar verenler kendilerini güncellemeliler, yeni şeylere açık olmalı, araştırmalı ve öğrenmeliler. Bu engellemelerin büyük çoğunluğu bilgisizlikten kaynaklanıyor.

Geçtiğimiz günlerde yaşanan kaset olayında da aynı şey ortaya çıktı. Görüntülerin yayınlandığı görsel paylaşım sitesi Meta Cafe suçlandı. Yetkililer bu görüntüleri Meta Cafe yöneticilerinin yüklediğini ileri sürdüler. Her ne kadar kötü niyetle bu sözü söyleme olasılığı olsa da, ben bilgisizlikten olduğuna inanmak istiyorum.

Bir örütbağ kullanıcısı girip ücretsiz olarak Inube'da kendisine bir alan oluşturabilir, bu alana istediği içeriği yükleyebilir. Bu içeriği biz yüklemiyoruz, denetlemiyoruz ve denetleyemeyiz de. Yüzbinlerce içerik tek tek denetlenemez. Youtube, Meta Cafe gibi daha büyük ortamlarda bu çok daha imkansızdır. Bu içerikleri biz yöneticiler yüklemiyoruz, kullanıcılar yüklüyorlar. Yine biz kişileri bu içeriklere gelin girin diye yönlendirmiyoruz da. Bir şekilde arama motorlarından ya da diğer paylaşım alanlarından bu içeriklere ulaşıyorlar.

Bütün bunları artık yetkililerimizin öğrenmesi gerekiyor.

Birkaçı da öğrenmiş gibi gözüküyor. Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül, Twitter hesabından yayınladığı iletilerde şöyle diyor:

"Türkiye'nin Youtube’u yasaklayan, Google’a erişimi engelleyen ülke kategorisinde olmasını tasvip etmem. Bu konuda yasal yollar bulunmalı."

"Türkiye dünya ile bütünleşmiş bir ülke. Bu tür yasaklar dünyayla bütünleşmeyi engeller."

"Üniversitelerin de bilime erişimi bu yollarla olacak. Bu tür yasakları sakıncalı görüyorum."

Youtube ve Google’a Erişim Sorunu: “Yasal Problemleri Aşmalıyız.”

Bunlar devletimizin en tepesindeki kişinin sözleri. Bu sorunu görmezden gelmeyelim. Nasıl olsa ben girebiliyorum demeyin. Başbakanımız da girebiliyor Youtube'a. Dolambaçlı yollarla içeriğe ulaşabilmemiz sorunu ortadan kaldırmıyor.

Bu bizim özgürlük kavgamızdır.

Örütbağa özgürlük!

05 Jun 2010

(2)



Yaptığınız Medeniyeti Sansürlemektir!

Türkiye'de İnternet, sansür, YouTube, WordPress, fırsatçılar


Birkaç hafta önce ünlü görüntü paylaşım sitesi YouTube teknolojik bilgiden noksan yetkililerimizin deyişiyle kapatıldı. Daha önce yine birkaç kere, Atamıza saygısızlık yapan ırkçı üyelerinin oluşturdukları ahlak dışı bazı içerikler nedeniyle sansürlenen sitenin bu kez hangi sebeple engellendiğini araştırmadım. Bunu bilmemiz de gerekmez. Hangi sebeple olursa olsun yapılan bu uygulama suçluyu cezalandırmamakta aksine buna sebep olanların hakkımızda ürettikleri kötü tezlerine katkıda bulunarak bizi dünyaya öcü bir ülke olarak göstermektedir. Yapılan bu sansür uygulaması sadece; ayıp bir şeyle karşılaşan bir annenin, çocuğunun gözlerini eliyle kapatarak onun görmesine engel olmasına benziyor. Gözü kapatılan çocuk dışında, ortamdaki herkes o ayıpla karşı karşıya kalıyor, ayıbı kimse ortadan kaldırmıyor. Bizim kapattığımızı sandığımız siteye ve içeriğe bizim dışımızda herkes ulaşabiliyor. Diğer taraftan, kendilerini uyanık sanan birkaç (sermayesi) büyük yerli firma, sansürlenen yabancı rakiplerinin bu durumundan faydalanmak adına yayınladıkları ilginç reklamlarla durumdan yararlanarak ceplerini doldurmaya çalışıyor. Bu da, büyük olmanın sermaye rakamlarıyla değil ahlak değerleriyle ölçüldüğünü bilen halkımıza yapılmış bir başka ayıp olarak hafızalara kazınıyor. Sansür uygulayarak suçu engellediklerini sananların ya da bu gibi olaylardan yararlanmaya çalışan fırsatçıların uygulamalarına aslında uzun zamandır şahit oluyoruz. YouTube bir ilk ve tek değil. Çoğumuz, uzunca bir zamandan beri sansürü kaldırılmayan WordPress gibi sitelerin ismini bile unuttu. Onlarla rekabet etmeye çalışıyor olmama rağmen, WordPress'e uygulanan sansür beni en fazla sinirlendiren örneklerden bir tanesi. İnternetin sınırlarının, ülke sınırlarıyla eşleştirilmesine sebep olan ve insanlarımızı öteki dünyadaki insanlarla iletişimden alıkoyan zihniyete karşı sesimizi çıkartmazsak, olanları görmezden gelirsek, dahil olmak istediğimiz çağdaş medeniyetten daha da uzaklaşmış olacağız. Bugün onlara yapılan yarın bize de yapılır düşüncesiyle hareket etmeli, özgür ve evrensel bilgiye ulaşmak için elimizden geleni yapmalıyız. Lütfen bu olanlara kayıtsız kalmayalım, kaybeden biz olmayalım! Saygılarımla.

24 Mar 2008

(6)



Kurumsal

Yeacon Software Ltd.
Inube.com - Free Blog Hosting Platform
Cybmas Advertising

Sponsor Links






Search